16   Ocak
2018

Eğitim Sen
Typography
0
0
0
s2sdefault
powered by social2s
Kanal D’de Ocak ayında yayımlanan Beyaz Show’a Diyarbakır’dan telefonla bağlanan Ayşe Çelik öğretmen, sokağa çıkma yasaklarının sürdüğü bölgede yaşananlara dikkati çekmiş “Ülkenin doğusunda yaşananların farkında mısınız? Burada yaşananlar ekranlarda çok farklı aktarılıyor. Sessiz kalmayın. İnsan olarak biraz daha hassasiyetle yaklaşın. Görün, duyun ve artık bize el verin. Yazık; insanlar ölmesin, çocuklar ölmesin, anneler ağlamasın!” diye feryat etmişti.

Ayşe Öğretmen’in canlı yayına bağlanarak, sadece bölgede yaşanan gerçeklere dikkat çekmesi ve medyanın haberleri doğru ve tarafsız vermesini istemesini hazmedemeyenler, geçmişte örneklerine sıkça rastladığımız gibi, savaş çığırtkanlığı üzerinden bir linç kampanyası başlatılmıştır.
Her gün kadınların sokakta, evde darp edenleri, çocuk istismarcılarını, kadına şiddet uygulayanları ve kadın katillerinin özgürce gezdiği ülkede, demokratik hakkını kullanarak insan olmanın gereği olarak duygularını dile getiren Ayşe Öğretmen’e ‘örgüt propagandası’ yapmak gerekçesi ile 1yıl 3 ay ceza verilmiştir. ‘Oluk oluk kan akıtacağız ve akan kanlarınızla duş alacağız’ diyen zihniyet dışarda çocuklar ölmesin diyen Ayşe Öğretmen’e ise ceza. Herkesin bildiği ama itiraf etmekten çekindiği gerçeklere dikkat çektiği için Ayşe Öğretmen çocuğunu cezaevinde dünyaya getirecektir. Yargı verdiği bu kararla çocukların ölmesini onaylamıştır. Mevcut yargı sistemi, tarihte kara bir leke olarak yerini alacaktır.
Eğitim sen olarak, okulları çocuk istismarcısı Ensar’a teslim edenler ödüllendirilirken çocuklar ölmesin diyen Ayşe Öğretmen’e verilen cezayı kınıyoruz.