15   Kasım
2018

0
0
0
s2sdefault
powered by social2s
Şube Başkanımız Sultan Saygılı'nın  eşi HÜSEYİN SAYGILI'yı kalp nakli olup tedavi gördüğü Fransa'da kaybettik.  Saygılı'nın cenazesi  önümüzdeki hafta Tükiye'ye getirilecek. Önce Ankara 'da tören düzenlendikten sonra Kahramanmaraş Afşin'de defnedilecektir.

0
0
0
s2sdefault
powered by social2s
El ele vererek kenetlendiğimiz üyelerimizle, kalpleri bizlerle atan dostlarımızla, kararlılıkla sürdürdüğümüz örgütlü mücadelemizle, Nuriye ve Semih’le, 2017’de zorluklara hep birlikte göğüs gerdik, yan yana durduk, birbirimize umut olduk.
2018 yılının ihraç edilen, açığa alınan, sürgün edilen üyelerimiz başta olmak üzere, tüm eğitim ve bilim emekçilerinin yarınlara güvenle bakabildiği, karşı karşıya kaldıkları baskıların ve hukuksuzlukların son bulduğu bir yıl olmasını umut ediyoruz.
Emeğin ve insanca bir yaşamın hakim olduğu, savaşın ve sömürünün olmadığı, demokratik, laik ve özgür bir ülkede, barış içinde bir arada yaşama mücadelesinin 2018 yılında daha da güçleneceğine dair inancımızla, bütün eğitim ve bilim emekçilerinin yeni yılını kutluyoruz.
Umut Kazanacak,
Dayanışma Kazanacak,
Mücadele Kazanacak.

0
0
0
s2sdefault
powered by social2s
Çankıra SUMITMO lastik fabrikası işçileri direnuişte. KESK Ankara Şubeler Platformu olarak DISK' e bağlı Lastik Iş' e üye oldukları için işten atılan 10 arkadaşı ile tüm fabrika olarak direnişe başlayan işçilere dayanışma ziyaretinde bulunduk. İşçiler dayanışma ziyaretimizi coşkuyla karşıladı. KESK' e bağlı sendikalar olarak hak arayan, mücadelen eden sendikaların, işçilerin, emekçilerin yanında olduğumuzu, taleplerinin bizim de taleplerimiz olduğunu ifade ettik. Yaşasın sınıf dayanışması.

0
0
0
s2sdefault
powered by social2s

10 EKİM 2017 ANKARA ANMA PROGRAMI

*7 Ekim 2017: Ali Kitapçı Parkı Açılışı

*8 Ekim 2017: KARŞIYAKA MEZARLIĞI ANMASI: PROGRAM 11:30 KARŞIYAKA MEZARLIĞINDA BAŞLAYACAKTIR.
11:00’DA KURTULUŞ PARKINDAN ARAÇ KALDIRACAKTIR.

*9 Ekim 2017: 10 EKİM ANMA GECESİ (Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Galerisi)

*10 Ekim 2017: ALAN ANMASI (ANKARA GARI)

0
0
0
s2sdefault
powered by social2s
Eğitim Sen Ankara 1,2,3 ve 4 No'lu Şube başkanları olarak Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Vefa Bardakçı ile 15 Aralık 2017 Cuma günü bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmede iş yerlerinde yaşanan sorunlar, eğitim emekçilerinin sorunları ve eğitimin genel durumu üzerine konuştuk. Taleplerimizi ilettik. 


  • Norm kadro tespitindeki usulsüzlük ve yanlışlıkların düzeltilmesi,
  • Resen atama, 
  • Görevlendirmelerdeki adaletsizlikler,
  • Soruşturmalar,
  • 147 üzerinden asılsız ihbarlar
  • Soruşturmalarda yaşanan sorunlar,
  • Muhakkiklerin objektiflikten uzak tutumları, 
  • Okul müdürlerinin çalışanlar üzerindeki mobbingi,
  • Değerler eğitimi ve vakıflar ile imzalanan protokoller nedeniyle yaşanan sorunlar,
  • Ayrımcılık, 
  • Bazı okul yöneticilerinin sendikal faaliyetleri engelleyici tutumları,
  • Öğretmenlere birden fazla nöbet görevi verilmesi, 
  • Bazı iş yerlerinde atölye ve laboratuvara kamera takılması,
  • Bazı okulların kartlı giriş sistemine dönüştürülerek öğretmen ve öğrencilere para karşılığında bu kartların verilmesi,
  • Rehber öğretmenlerin nöbet görevi ve sendikamızın eylemi ile ilgili hususlar, 
  • Okul öncesi öğretmenlere nöbet ücretinin ödenmemesi, okul öncesi öğretmenlerin nöbet ücreti ile ilgili farklı uygulamalar,
  • Öğle tatillerinde öğretmenlere nöbet tutturma ve dinlenecek zamanlarının olmayışı,
  • Bazı okullarda nöbetçi öğretmenlerin ders saatinde de nöbet yerlerinde durmalarının istenmesi
  • Okullara ödenek verilmemesi ve okul müdürlerinin okulun ihtiyaçlarını karşılamak için öğretmenlere zorla para toplatma girişimleri ve üyelerimizden gelen diğer sorunları ayrıntılı olarak görüştüğümüz toplantı olumlu bir havada geçti.

0
0
0
s2sdefault
powered by social2s

Sadece edebiyat tarihimizde değil, eğitim emekçilerinin mücadele tarihinde de önemli yeri olan, TÖS ve TÖDMF Genel Başkanlığı yapan Fakir Baykurt’un aramızdan ayrılışının 18. yılı.

“Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen el açmaz, öğretmen ders verir.” diyerek türlü baskıya ve zulme karşı dimdik durmuş olan Fakir Baykurt,  ardında bıraktığı mücadele birikimi ve edebi eserleriyle günümüze ve gelecek kuşaklara örnek olmayı sürdürmektedir.

Anısının belleklerimizden hiç silinmeyeceğinin ve mücadelesinin örgütlü mücadelemizle hep dipdiri kalacağının bilinmesini istiyor, kendisini saygıyla anıyoruz.

0
0
0
s2sdefault
powered by social2s
Yıllardır kamu istihdamında, özellikle eğitimde güvencesiz, esnek ve performansa dayalı istihdam politikalarını hayata geçirmek isteyen siyasi iktidar, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında eğitimde “sözleşmeli istihdam” uygulamasını başlatmış ve bugüne kadar 38 bin sözleşmeli öğretmen ataması yapılmıştır.
Milli Eğitim Bakanlığı temsilcileri, her fırsatta sözleşmeli öğretmenlerin hakları bakımından kadrolu öğretmenlerle aynı haklara sahip olduğunu iddia etmektedirler. Ancak gerçek durum tam tersidir. 27 Temmuz 2016 tarihli 668 sayılı KHK ile 2011 yılında çıkarılan, Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK’nın 6. Maddesine bir ek yapılarak (Ek madde 4) 4-B’li öğretmen alınması ve bu öğretmenlerin 4 yıl süreyle başka bir yere atanamayacağı düzenlenmiştir. 668 sayılı KHK ile yapılan tartışmalı OHAL düzenlemesi ile sözleşmeli öğretmenler, özellikle ilk atandıkları yerdeki hizmet süreleri (4 yıl) boyunca başka bir yere atanamamakta ve özür grubu atamalarından hiçbir şekilde yararlanamamaktadırlar. Öyle ki, aile mazeretine bağlı yer değiştirmelerde, ilgili düzenleme uyarınca istihdam edilen öğretmenin eşinin sözleşmeli öğretmene tabi olduğu ifade edilmekte, binlerce sözleşmeli öğretmen ya eşini ya işini tercih etmeye zorlanmaktadır.
3 Ağustos 2006 tarihinde Resmi gazetede yayınlanan “Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik” 20. Maddesinde “Sözleşmeli öğretmenler, görev yaptıkları eğitim kurumlarındaki emsali kadrolu alan öğretmenleri için öngörülen görev ve sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür” ifadesi yer almaktadır. Sözleşmeli öğretmenlere kadrolu öğretmenlere aynı görev ve sorumlulukları yükleyip, onların en temel hakkı olan özür grubu atamalarından yararlandırılmaması açık bir hak gaspıdır ve bu konuda derhal somut adım atılmalıdır.
Eğitim Sen olarak bir kez daha vurgulamak isteriz ki, öğretmenler arasında kadrolu, sözleşmeli ya da ücretli öğretmen ayrımı yapılması doğru değildir. Eğitimde yaşanan nitelik bozulmasının bir nedeni de, öğretmen alımında güvencesiz istihdam politikalarının benimsenmesidir. Bütün öğretmenlerin kadrolu çalışması sağlanana kadar, en azından bugün için sözleşmeli öğretmenlere yönelik ayrımcı ve hukuksuz uygulamalardan vazgeçilmeli, aynı haklara sahip oldukları iddia edilen kadrolu öğretmenler gibi sözleşmeli öğretmenlerin de aile mazeretine bağlı yer değiştirmeleri konusunda acilen düzenleme yapılmalıdır.
Eğitimin vazgeçilmez unsuru öğretmendir ve eğitimin niteliği, öğretmenin niteliği ile doğru orantılıdır. Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerin mevcut çalışma koşulları ile öğrencilere ve genel olarak eğitim sistemine faydasının olmadığı geçmiş uygulamalarla somut bir şekilde görülmüştür. Kamu hizmetlerinin sürekliliği, düzenliliği ve halka daha nitelikli olarak sunulması için eğitimde her türlü güvencesiz istihdam uygulamasından derhal vazgeçilmeli, herkese kadrolu ve güvenceli istihdam sağlanmalıdır.

More Articles ...