18   Temmuz
2018

Eylem ve Etkinlik
Typography

KESK’in kamuda yaşanan ihraçları ve KHK’leri değerlendirmek, dayanışmak ve mücadele hattı oluşturmak için 'İhraç Kurultayı' düzenledi.

KESK’in kamudaki ihraçları ve OHAL KHK’lerini değerlendirmek, dayanışma ve mücadele hattı oluşturmak için düzenlediği İhraç Kurultayının ilk gününde ihraçların hukuksal durumundan psikolojik, ekonomik ve sosyal durumuna birçok konuda tartışmalar yürütüldü. Kurultayda istihdamda yer almakta çok zorluk çeken ihraç edilen kişilerin, kayıt dışı ve güvencesiz işlerde kendilerine yer bulabildiğine dikkat çekildi. Ayrıca çocukların da olumsuz etkilendiği ihraç süreçlerinin kimilerini ise intihara sürüklediği ifade edildi.

İhraç edilen kamu emekçileri ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleşen çalıştay iki gün sürdü. İlk gün uluslararası sendika ve örgütlerden gelen katılımcılar da destek ve dayanışma mesajlarını vurguladı.

‘ARKADAŞIM BANA DEĞİL TELEVİZYONA İNANIYOR’

İhraçların sosyal sonuçlarını değerlendiren Ankara Üniversitesi Sosyoloji bölümünden ihraç edilen Doç. Dr. Mustafa Kemal Coşkun, KESK’in düzenlediği ankette katılımcıların yüzde 70’inin akrabalık, aile, komşuluk gibi ilişkilerinin bozulduğu cevabını verdiğini söyledi. Yaşananın işsizlikten öte bir şey olduğunu kaydeden Coşkun, “İnsanlar benimle ilişki kurmaya korkuyor. Telefonlarım açılmıyor. En yakın iş arkadaşlarım arayıp sormuyor. Yediğim içtiğim ayrı gitmeyen iş arkadaşım bana değil, televizyonda söylenenlere inanıyor” gibi cevaplar alındığını söyledi. Ankete katılan ihraç edilen kamu emekçilerinin yüzde 80’inin üniversite mezunu olduğunu belirten Coşkun, statü kaybı yaşandığına ve yurt içerisinde yaşanan zorunlu göçe dikkat çekti. 

 

‘İŞ BULAN DA KAYIT DIŞI ÇALIŞIYOR’

Ankara Üniversitesi’nden ihraç edilen Dr. Nail Dertli ise ihraçları ekonomik yönüyle değerlendirdi. İllerden gelen tebliğlerden de yararlandıklarını kaydeden Dertli, yerellerin ihraçları nasıl değerlendirdiğini de çalışmaya yansıttıklarını söyledi. İhraçların en temel birincil etkisinin gelir üzerine olduğunu belirten Dertli, ankete katılanların yüzde 63’ünün hanesinde başka gelir getirici bir bireyin bulunmadığını kaydetti. Ekonomik olarak bir başka etkinin borçlanmaya yönelik olduğunu belirten Dertli, ankete katılanların yüzde 31’inin uzun vadeli konut kredisi, yüzde 44’ünün tüketici kredisi olduğunu, sadece yüzde 15’inin hiçbir borcu bulunmadığını söyledi. Borçlarını ödeyemeyenlerin ellerinde bulunan varlıkları satmaya başladığını kaydeden Dertli, ihraç edilenlerin istihdama dahil olmalarının ise çok zor olduğunu söyledi. Dertli, ankete katılanların yüzde 84’ünün iş aradığını ve sadece yüzde 7’sinin iş bulabildiğini, onların da şoförlük, garsonluk, inşaat gibi kayıt dışı ve güvencesiz işler bulabildiğini söyledi. KESK dışında hiçbir sendikada dayanışmanın örülmediğinin gözlemlendiğini belirten Dertli, KESK’in hem hukuksal hem de maddi dayanışma içerisinde olduğunu söyledi. 

 

‘ÇOCUKLARI DA ETKİLENİYOR’

İhraçların psikolojik sonuçlarını değerlendiren AÜ’den ihraç edilen Araştırma Görevlisi Aysun Gezen ise ihraç edilenlerin büyük çoğunluğunun üzüntü, öfke, kaygı, anlamlandıramama gibi duygusal durumlar içerisinde olduğunu belirtti. İntihar düşüncesinin de ihraç edilenlerde gözlemlendiğini kaydeden Gezen, çocukların da bu süreçten olumsuz etkilendiğini söyledi. Gezen, ihraç edilenlerin çocuklarında içe kapanıklık, altını ıslatma gibi sorunların gözlemlendiğinin altını çizdi. Medya taraması da gerçekleştirdiklerini kaydeden Gezen, bu süreçte 27 intihar vakası yaşandığını, bunların büyük çoğunluğunun kolluk güçlerine mensup kişiler olduğunu ve özellikle KHK yayınlanma dönemlerinde intiharların arttığını söyledi. 

 

‘FIRSATA ÇEVİRDİLER’

İhraçlar ve kamu emekçilerinin iş güvencesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yrd. Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun getirdiği iş güvencesinin baypas edilmesi için türlü yolların yıllardır denendiğini ve 15 Temmuz darbe girişiminin ise iş güvencesinin yok edilmesine yönelik fırsat olduğunu kaydetti. İhraçlarla KESK’in mücadele anlayışının sindirilmek istendiğini kaydeden Müftüoğlu, özellikle KESK’te yaşanan ihraçların ihraç edilenlerden daha çok toplumu etkilediğini söyledi. Uluslararası sendikalara da çağrı yapan Müftüoğlu, dayanışma ve raporlamalarının önemli olduğunu ancak yetmediği, uluslararası mücadeleyi birleştirecek bir mücadele anlayışına ihtiyaç olduğunu söyledi.  

 

‘TÜRKİYE İMZALADIĞI SÖZLEŞMELERE UYMUYOR’

Çalışma hakkı ve sendikal haklar boyutuyla ihraçların değerlendirildiği oturumda konuşan Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu Hukuk Sorumlusu Declon Owens kanıtsız ve savunmasız olarak kamu emekçilerinin ihracıyla ilgili büyük endişe içerisinde olduklarını söyledi. Tutuklamaların kaygı verici olduğunu belirten Owens, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğini, Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmelere uymadığının ortada olduğunu kaydetti.

 

‘HASTANELERDE BAZI BÖLÜMLER KAPATILDI’

SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden, en fazla ihracın doktor ve hemşirelerden gerçekleştiğini kaydetti. İllere göre ihraçların sağlık alanındaki etkilerini paylaşan Erden, hastanelerde personel eksikliğinden bazı bölümlerin işlevsiz hale geldiğini, hizmet veremediğini söyledi. Erden, “Urfa’da Göğüs Cerrahi Kliniği üç ay süreyle kapatıldı. Eğitim ve Araştırma Hastanesi yetişkin acil hizmet veremiyor. Van’da Türkiye’nin ilk ve tek akıllı hastanesi diye övünülerek açılan hastane personel eksikliğinden kapasitenin yüzde 50’sini kullanabiliyor. Diyarbakır’da Dicle Üniversitesinden 106 öğretim ve araştırma görevlisi ihraç edildi” dedi.

 

‘2 BİN ENGELLİ İHRAÇ EDİLDİ’

İhraç edilen engellilerin durumunu değerlendiren Mithat Tokur da 2 bin engelli kamu emekçisinin ihraç edildiğini söyledi. İhraç edilen engellilerin yüzde 82’si hakkında bugüne kadar herhangi bir soruşturma dahi açılmadığını belirten Tokur, yüzde 84’ünün çocuklarına bakmakla, yüzde 18’inin ise kendileri dışında engelli ya da kronik hasta bakımından sorumlu olduğunu söyledi. Engellilerin ihraç sonrası yüzde 82’sinin sağlık sorunu yaşadığını belirten Tokur, yüzde 26’sının ise herhangi bir sağlık güvencesi olmadığını söyledi. (Ankara/EVRENSEL)